PARİS’İN KENDİNDEN BİLE ÜNLÜ KAFELERİ

Fransa’ya ilk kez giden biri için görülmesi gereken şehirlerin başında şüphesiz ki Paris geliyor. Paris’i Paris yapan en önemli unsurlardan biri ise tarih boyunca birçok sanatçı, yazar ve oyuncu tarafından ziyaret edilmiş kafeleri. Gelin sizin için hazırladığımız yazımızı okuyarak Paris’te keyifle “Café au lait” içebileceğiniz kafelerle tanışın.

CAFÉ DE FLORE

Paris’in en romantik kafelerinden biri olan Café de Flore baştan sona sanat ve edebiyat kokar. Hatta ilk açıldığı zamanlarda sanatçıların gittiği bir kafe olmakla ün yapmıştır. Ancak şimdilerde artık böyle bir ayrım söz konusu değil. 7’den 70’e herkesin gittiği Café de Flore’a uğrayarak kahvenizi yudumlayabilir ve birçok edebiyatçı, şair ve sanatçıyla bir arada olmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

AMÉLIE’NİN ÇALIŞTIĞI CAFÉ DES 2 MOULINS

Amélie filmini izleyenler hatırlayacaklardır; Amélie bir kafede garson olarak çalışır ve sadece Amélie değil kafeye gelen herkes birbirinden ilginçtir. Filmden bu yana neredeyse hiç değişmemiş olan kafenin ambiyansı içeriye girer girmez filmin sahnelerini hatırlamanızı sağlıyor. Omlet, kruvasan, tereyağı ve portakal suyundan oluşan kahvaltısı da son derece başarılı. Montmartre Tepesi ya da Pigalle taraflarında geziniyorsanız Café Des 2 Moulins’e uğramadan geçmeyin.

LE JARDIN DE THÉ (ÇAY BAHÇESİ)

Bizim bildiğimiz çay bahçelerinden biraz farklı olsa da son derece sıcak bir havası olan Le Jardin de Thé, Paris’te mutlaka uğramanız gereken kafelerden biri.  Paris’in en sıradışı yapılarından biri olan Centre Georges Pompidou’nun hemen yanı başında bulunan bu kafe restoran, güzel bir Paris keyifli vakit geçirmek için oldukça iyi bir seçenek.

LES DEUX MAGOTS

Les Deux Magots; Paris’in en ünlü ve bir o kadar da pahalı kafelerinden biri. Duvarlarında Hemingway’den Picasso’ya, Albert Camus’den ve Jean Paul Sartre’a kadar birçok ünlünün fotoğraflarıyla karşılaşacağınız Les Deux Magots’nun terasında kahvenizi yudumlarken kendinizi geçmişten esen sanat rüzgârlarının büyüsüne bırakabilirsiniz.

CAFÉ DE LA PAIX

Cafe de la Paix, benzerlerinden biraz daha özel bir kafe. 1975 yılında Fransız Hükümeti tarafından tarihi miras ilan edilen bu kafe, eski opera manzaralıdır ve kafelerle dolu bir cadde olan Rue de la Paix’de bulunur. Dillere destan vanilyalı milföy tatlısını ise yolunuz düşerse mutlaka tatmanızı öneririz. Tiryakisi olacaksınız…