GÜNEY FRANSA

Dünyada turistik olarak en çok ziyaret edilen yerlerden biri, rengarenk sokaklarıyla göz kamaştıran Güney Fransa’yı beraber keşfetmeye hazır mısınız? Cevabınız evet ise; Akdeniz’in muhteşem iklimi ve doğa güzelliklerine hayran kalacağınızdan hiç şüpheniz olmasın…
Güney Fransa’ya gitmek isteyenler, bu yazımızda, plaj keyfinin yanı sıra başka yapılabilecek şehir, doğa gezileri ve diğer aktivitelere de birlikte göz atalım…

MARSİLYA

İlk olarak Marsilya ile başlayalım. Marsilya, Fransa’nın en eski şehridir. Her ülkede renkleri, tatlarıyla diğerlerinden ayrılan şehirler vardır. Bunlardan birisi de Fransa’nın güney doğusunda yer alan Marsilya’dır. Marsilya, mimari zenginliği, birbirinden farklı kültürü ve coğrafi güzellikleriyle ülkenin en güzel kentleri arasında yer alır. Güney Fransa’nın incisi olarak kabul edilen bu şehir sizi surları ile karşılayacak. Liman kenti olan Marsilya’yı sarmalayan bu surlar şehre etkileyici bir hava katıyor. Ayrıca bu kent mutfağıyla da oldukça ünlüdür. Marsilya’nın gururu, ünlü balık çorbası/yemeği “La Bouillabaisse”  tatmadan buradan ayrılmayın.

LAVANTA TARLALARI

Marsiya’ya sadece 50 km mesafedeki Sault yollarında ilerlerken mor tarlaları gördüğünüz zaman gözlerinizi kapatın ve etrafı saran güzel kokunun keyfini çıkarın. Fransa’nın Provence bölgesinde yer alan lavanta tarlalarına hoş geldiniz! Büyüleyici güzellikteki lavanta bahçelerini gezmek için en iyi zaman Temmuz-Ağustos dönemi, çünkü lavantalar bu dönemde çiçek açıyorlar. Bu mor çiçekler, çok uzun zamanlardan beri sabun ve kozmetik yapımında kullanılıyor. Bununla da kalmıyor, Provence mutfağının bir parçası oluyor. Lavanta balı ve lavanta şerbeti kesinlikle denemeye değer lezzetler! Şampuanlar, kolonyalar, çaylar, kurabiyeler, dondurmalar, yağlıboya tablolar, süs eşyaları ve hatta oyuncaklar… Her şeyin “lavantalı” halini burada bulabilirsiniz. Çarşamba günleri düzenlenen Sault pazarına mutlaka uğrayın, hem kendinize hem de sevdiklerinize alacağınız bir çok hediyelik ürün bulacaksınız. Bu pazarın geçmişinin 1500’lü yıllara dayandığını da ayrıca not düşmek isteriz.  Ayrıca, Aix en Provence gelmişken her köşesinde hepsi ayrı birer sanat eseri olan çeşmelerden bahsetmemek olmaz…  Doğal su kaynaklarının bu kadar zengin oluşu kente paha biçilmez birer sanat eseri olan 200 ‘den fazla çeşme kazandırmış. Bu çeşmelerden en ihtişamlısı La Rotonde meydanında   yer almaktadır. 32 metre çapında ve 12 metre yüksekliğinde olan bu çeşme 1860 yılında inşa edilmiş ve çevresi heykellerle süslüdür.

GRASSE

Son olarak; Grasse dünya’nın parfüm başkentidir. Hala parfüm endüstrisinin kullandığı esanslar çoğunlukla Grasse’da üretilmektedir. Buranın alametifarikası; çiçek kokuları ve mis gibi havası. Aslında parfümün bu bölgedeki hikayesi de ilginçtir… Grasse’da parfüm endüstrisi oluşana kadar kasaba halkı hayvancılık ve dericilikle geçiniyormuş. Dericilik kasaba halkının hem geçim kaynağı hem de kokudan dolayı en büyük sorunuymuş. Dericilikten vazgeçemeyeceklerine göre kokuya bir çare bulma yoluna gitmişler. Kokuyu bastırmak için evlerinde bitkilerden, çiçeklerden ve meyvelerden esans yapmaya başlamışlar. Kullanılan ilk koku gül kokusu olmuş. Bu yüzden Grasse’ın gül suyu parfümü çok ünlüdür. Daha çok çiçeklerden koku yapılırken zamanla değişik baharatlardan, ağaçlardan, köklerden yapılan parfümler de artmış. Grasse’da üretilen parfümlerin en önemli özelliği, katkı maddesinin yok denecek kadar az olmasıdır.