FRANSA’DA KEŞFEDİLECEK 5 BÜYÜLEYİCİ BÖLGE

Fransa’ya gidip, bütün gün macaron yemekten, Eyfel Kulesi’ne çıkmaktan ve Sen Nehri kıyısında gezmekten sıkıldıysanız size unutulmaz bir Fransa deneyimi yaşatacak olan önerilerimize göz atmanızda fayda var!

BIARRITZ

Atlantik kıyısında, İspanya sınırına 18 kilometre uzaklıktaki Fransız sahil kenti Biarritz; Fransız modacıların ürünlerini satan lüks butikleri, şık pastaneleri, restoranları, meze kültürünü canlandıran barları ile ünlüdür. Farklı kültürlere ev sahipliği yapan bu eski balıkçı kasabası; lüks sahil şeridi, casinoları ve sörf kültürüyle turistleri etkilerken, genelde sıcak olan iklimiyle de her mevsim ziyaretçi akınına uğruyor. Deniz kıyısında güzel bir yürüyüş yaptıktan sonra Saint Martin Kilisesi’ne uğramadan dönmeyin 🙂

ARLES

Tabloları kıskandıracak güzellikte bir şehir olan ve birçok ressamın tuvaline yansıyan Arles, Güney Fransa’nın Provence Bölgesi’nde yer alıyor. Bu büyüleyici bölgeyi en çok resmeden sanatçıların başında ise dünyaca ünlü Vincent Van Gogh geliyor. Ünlü ressam ile özdeşleşen Arles şehri için Fransa’nın en güzel güneşine sahip olduğu ifadesi, bölgenin popülerliğini destekleyecek türden… 🙂 Arles, Roma dönemine ait kalıntılardan tarihi meydanlara ve antik yapılara kadar görülmesi gereken birçok önemli noktaya ev sahipliği yapıyor. Taş binalardan oluşan dar sokaklarda yürürken kendinizi bir an yıllar öncesi bir dönemde hissedebilirsiniz.

STRAZBURG

Doğayla iç içe olabileceğiniz, yeni lezzetler keşfedebileceğiniz, şarabı güzel, sakin ve bahar güneşinde bisikletle gezebileceğiniz bir tatilin hayalini kuruyorsanız; Fransa, Almanya ve İsviçre sınırında yer alan Strazburg üç ülkeden de kolayca ulaşılabilmesi ile oldukça avantajlı bir seyahat rotası. Sizi çok yormayacak ve detaylı planlara ihtiyaç duymayacağınız kısa ve dinlendirici bir mola için, köklü tarihi ve eşsiz güzelliği ile sizi derinden etkilemeye hazır bu masalsı şehirde zihninizi dinlendirip enerjinizi yenileyeceğinize emin olabilirsiniz.

Rhone Nehri turu yapmadan, Petit France, Barrage Nauvan Köprüsü ve Notre Dame Katedrali’ni görmeden ise sakın dönmeyin 🙂

LYON

Fransa’nın güneybatısında yer alan ülkenin üçüncü büyük şehri Lyon; Rönesans döneminin en iyi örneklerini görebileceğiniz sokakları, tarihi ve sanatı buluşturan müzeleri, Roma ve Bizans döneminin izlerini taşıyan yapılarıyla adeta büyüleyici bir atmosfer sunuyor.

 Tekstil, mühendislik, ecza ve sağlık sektöründe uluslararası bir üne sahip olan Lyon, dünyanın başlıca ipek üretim merkezleri arasında gösterilirken modanın da önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Gelişmiş mutfak kültürü ile popülerleşen şehir, Fransa’nın en kaliteli mutfağına sahip olmasıyla gastronominin başkenti olarak anılır.

Lyon’u ziyaret etmek için en ideal zaman ise Nisan-Ekim arasıdır çünkü şehir sahip olduğu coğrafi özellikleri nedeniyle daha sert bir iklime sahip.

Tarih kokan sokaklar arasında ilerlerken fotoğraf çekmek için sık sık mola vermek durumunda kalabilirsiniz! Nehirdeki bot turlarına katılarak, nehirleri süsleyen renkli köprüleri fotoğraflamanızı da kesinlikle öneririz… 🙂

MARSİLYA

Fransa’nın en eski ve nüfus bakımından üçüncü büyük şehri olan Marsilya, kozmopolit yapısıyla ön plana çıkan tam anlamıyla sıcacık bir liman kenti… 17. yüzyıldan kalma yapıları ve mükemmel sahilleriyle ünlü Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinin kültür başkenti Marsilya; eski limanlarıyla çok romantik bir atmosfer sunarken, ara sokaklara yapılmış duvar resimleriyle çok estetik bir görünüme sahip.

Gezilecek yerler açısından da oldukça zengin alternatifler sunan Marsilya, 2013 yılında Avrupa Kültür Başkenti unvanını da alarak etkileyici müzeleri, yıl boyu güneş alan sahilleri, leziz deniz ürünleri, şık lokantaları, misafirperver insanları ve Akdeniz tarihine ayna tutan yapıları ile göz dolduruyor. Şehrin kalbi, eğlence tekneleri ve yatların sırayla dizildiği Vieux Limanı (eski liman) çevresinde atarken, limandan yukarı doğru çıkıldıkça Le Panier mahallesine ulaşılabiliyor. Şık butiklerin ve Haussmann tipi binaların yer aldığı Joliette bölgesi ve République semti ise, tarihi şehirde keşfedilmeyi bekleyen diğer turistik mekanlar arasındaVieux Port’ta ayna pozu vermeden ise sakın dönmeyin 🙂

Seyahat rotanızı belirledikten sonra, sıra geldi bavul hazırlamaya… 🙂

Ağır bir bavulun size ekstra yük olmasını istemiyorsanız, oldukça pratik ve çok amaçlı ürünler ile gereksiz fazlalıklardan kurtularak bavulunuzu hafifletebilirsiniz… Bu yüzden birbirinden kullanışlı Madame Coco ürünlerine göz atmadan tatile çıkmamanızı öneririz 🙂 Zarif kadın figürlü seyahat setiyle saç kremi, şampuan, duş jeli, bakım yağı vb. kişisel bakım eşyalarınızı yanınızda taşıyabilir, küçük defterler ile seyahat notları alabilir, mini dikiş setiyle tatildeki olası kazalara karşı önleminizi alabilir ya da kombinlerinizin tamamlayıcı parçası olacak clutch çantalar ile telefon, cüzdan, gözlük, anahtar gibi kişisel eşyalarınızı bir arada düzenli olarak tutabilirsiniz.

Oldukça orijinal tasarıma sahip şık çerçeveler ile de seyahat sonrası en güzel anılarınızı sık sık hatırlamaya hazır olun!